Bizim Hikayemiz
Gurlevik Saat, Yusuf Özdemir'in bir haziran ayının akşam üstünde, efsanevi saat tasarımcısı ve ressam Gerald Genta'nın meşhur Nautilus'ı beş dakikada çizdiğini okumasıyla bir fikre dönüştü. Fikri iş ortağı Muhammed'e açtı. Muhammed "ismi ne olacak" diye sorunca Yusuf, vaktiyle eteklerinde sığır yetiştiriciliği yaptığı ve kendisi için heybet ve süreklilik simgesi olan Gürlevik dağının ismini önerdi.
Genta Nautilus'ı bir dalış kaskından ilham alarak tasarlamıştı. O akşam üstü Yusuf Özdemir etrafına baktı ve "eğer hemen şimdi bir saat çizecek olsaydım ne çizerdim" diye düşündü. Kağıdı kalemi aldı ve Gurlevik Saat'in ikinci koleksiyonu olup henüz satışa açılmamış olan Kapılar'ı çizdi. Kapılar'ın üretimi ertelendi çünkü beş dakikada bitmek üzere başlanılan çizim dokuz ay sürmüştü. Bu aralıkta Gurlevik'in ilk koleksiyonu olan Maritime hayata geçti.
Gurlevik'in felsefesi işte bu çizim ve karar süreçlerinde ortaya çıktı. Ne Yusuf ne de Muhammed sadece saat yapmak istemiyorlardı. Kesin olarak aradıkları şey giyilebilen hikayeler yaratmaktı. Merak, saygı ve iftihara giden bir yolculuğu zaman ölçere işlemeye karar verdiler.
Gurlevik ismi Türkçe çağıldayan demektir. Bir kol saatinin üstüne yazılmış ve Batı ile Uzak Doğu arasında kalan büyük coğrafyanın, "bizim dünyamızın" hikayelerine ve insanlık tarihinin en asil hayatlarının yaşandığı görkemli Doğu rönesansına adanmıştır.